Gündem

2017 Yılında Türkiye’de En Çok Konuşulan 6 Otomotiv Olayı

2017 yılında otomotiv sektörü Türkiye açısından oldukça hareketli geçti. Her ne kadar yükselen döviz kuru ve bir önceki yılda yükseltilen ÖTV oranları nedeniyle satışlarda abartılı bir düşüş gerçekleşmemiş olsa da sektörde büyük bir problem yer almadı diye düşünüyoruz. Özellikle bu ay rekorlar kırılabilir. Diğer taraftan otomotiv konusunda yaşanan diğer gelişmelerin neredeyse hepsi de tartışmalı olmalarıyla dikkat çekti. Bize göre yaşanan bu gelişmelerin 4 tanesi devlet uygulamaları, bir tanesi yurdum insanının aceleci yapısı ve sonuncusu da bir otomobil markasının yaşadığı kronik gibi görünen can sıkıcı sorunla alakalı oldu.

1. Gişelere birlikte dalan arabalar

2017 Mayıs ayında İstanbul’da gişelerde meydana gelen bir kaza, birçok kişinin farklı yorumlarına neden olmuştu ve böyle bir şey yaşanması durumunda da yorumların akması gayet normal. Facebook hesabımızda oldukça fazla ilgi gören bu kazayı 3-4 farklı yayınla sizlere aktarmıştık ve 1000’in üzerinde yorumla da oldukça fazla talep görmüştü. Tabii sadece sayfamızda değil, Türkiye’nin neredeyse tüm yerel ve ulusal haber kanallarında da uzun süre konuşulmuştu.
Bu kazada can kaybı ve ciddi bir yaralanma olmaması ise hepimizi sevindirmişti. Diğer taraftan bu kazanın hemen sonrasında bu sefer benzer görüntüler bir kamyon ve otomobil arasında yaşanmış, ancak çok da fazla konuşulmamıştı. Tüm bu kazalar 2008 yılında aynı marka 2 aracın benzer kazasını bizlere hatırlatmıştı.
Gişelere beraber girmeye çalışan araçların kazaları
 
2. Cam filmi yasasının tekrar tekrar değişmesi
  1. 2016 yılı son aylarında yeni bir yasa ile araçlarda kullanılan cam filmi uygulamasına çeşitli standartlar getirilmiş ancak bir türlü yürürlüğe girmemişti. Bu süreçte de ilgili firmalar, yasa doğrultusunda çeşitli hazırlıklar yapmış ve uygulamaya başlamıştı. Genel anlamda mantıklı gibi görünse de, konu hakkında yaptığımız analiz sonunda uygulamada ciddi sorunlar çıkacağı anlaşılıyordu. Hem cam filmi kalitesine hem de bu işin uygulamasını yapan kişi ve firmalara belli bir standart getiren yönetmelik aradan yaklaşık 6 ay geçtikten sonra daha yürürlüğe girmeden 21.10.2017 tarihinde bu sefer iptal edildi ve cam filmi tamamen yasaklandı.
Tam da bu yasak dönemine denk gelen sürede muayene istasyonuna gidenler ağır kusurlu sayıldı, Trafik Polisleri çevirmelerde sürücülere ceza kestiler ve yaklaşık 1 hafta-10 gün içinde tepki çığ gibi büyüdü. Gelen tepkiler üzerine de, yönetmeliğin tekrar elden geçirileceği belirtildi ve 2016 yılına geri dönülmüş olundu. Şimdi ise 2017 Nisan ayında yürürlüğe giren yönetmeliktekine benzer bir uygulamanın geleceği belirtiliyor. Tabii bu arada, aralarında bizim de olduğumuz, ceza yememek veya aracını muayeneden geçirmek isteyen bir kesim, yaptırdığı cam filmini sökmek zorunda kaldı.
Cam filmi yasası iptal edildi
 
3. Honda C sütunu göçükleri
Yeni Honda Civic Sedan araçların C sütununda kendi kendine meydana gelen göçme, başta bu modelin sahipleri olmak üzere birçok kişiyi adeta şoke etti. Honda Türkiye ise konuyu pek de iyi yönetemedi ve ne zaman ki sosyal medyada konu yayıldı ve baş edilemez bir hal aldı işte o zaman araç sahipleri ve bazı Honda internet sayfa-klüp yöneticileri fabrikaya davet edildi ve konunun araştırıldığı söylendi. O gün bu gündür haber bekleniyor ancak ortada henüz bir sonuç yok.

Konu hakkında bize de o kadar çok soru geldi ki, biz de yaptığımız araştırma ile o bölgenin nasıl bir yapıya sahip olduğunu, ne tip dayanıma sahip çelik malzeme kullanıldığını tespit ettik. Bu doğrultuda bir analiz yaptık ve Facebook sayfamızda çok büyük bir katılım elde ettik.  Diğer taraftan bu konu ile ilgili olarak gerek otomotiv ile ilgili haber yapan internet sitelerini gerekse de ulusal basın fazlasıyla ilgili oldu ve 2017’nin otomotiv konusunda en çok konuşulanları arasına girmeyi başardı.

Honda Civic Sedan göçükleri
 
4. Hız Koridoru uygulaması
1 Temmuz 2017 tarihinde otoban-çevre yolu olarak adlandırılan bazı yollarda uygulanmaya başlanan “Hız Koridoru” uygulaması birçok kişinin tepkisini çektiği gibi, bir o kadar da kişinin desteğini aldı. ve gerçekten de konuşuldu da konuşuldu. Herkese eşit bir şekilde uygulanması durumunda tam destekçisi olduğumuz bu uygulama ile; örneğin otomobilleri için 120km/s olarak uygulanan hız sınırı, sadece anlık hız radarları ile değil, gişeden gişeye ortalama olarak da hesaplanmaya başlandı. Açıkçası araçların hız göstergelerinin modele bağlı olmak üzere %3-%8 arasında hatalı gösterdiği ve %10 hız toleransının da yaptığımız çalışmalar doğrultusunda ciddi bir şekilde uygulandığı düşünüldüğü zaman, araç hız göstergesinde 135km/s-140km/s gibi bir hız ile seyahat etmek mümkün oluyor.

Tabii buna kılıf bulan bazı kişiler, sadece kendileri için değil çevreleri için de tehlikeli olan bu hızların üstüne çıkıp daha sonra mola yerinde ortalama hızı elde ettiklerini belirttiler. Ancak bu uygulamanın yapılıyor olması ara ara hız radarlarının da kullanılmadığı anlamına gelmiyor. Son olarak konu tartışılırken bir araştırma yapmış ve ülkemizde yer alan hız limitlerinin hiç de düşük olmadığını gösteren “Dünyada hangi ülke otoyolda ne kadar hız limiti uyguluyor?” konulu bir analiz yayımlamıştık. Bu nedenle sistemin düzgün işlemesi durumunda bize göre hız sınırları konusunda söylenmek çok da doğru değil.
Hız koridoru ve anlık hız radarı
 
5. Değer bazlı MTV sistemi
Nasıl ki cam filminde bir öyle bir böyle durumu yaşandı, benzer bir şekilde yeni MTV uygulaması konusunda da benzer şeyleri yaşadık. Tabii bir şeyde belirsizlik ne kadar uzun sürerse, o konu hakkında konuşulanlar ve yaşanan polemik de o derece artıyor diyebiliriz. 27 Eylül 2017 tarihinde ilk olarak Maliye Bakanı’nın MTV’nin %40 oranında artacağını açıklaması ile adeta alevlenen MTV oranları günlerce gündemi meşgul etmişti. Ardından bu oranın motor hacmine ve araç değerine göre farklı bir şekilde uygulanacağı, yani 2016 yılında uygulanmaya başlanan değer bazlı yeni ÖTV sistemi gibi olacağı belirtildi. Tabii bu açıklamalar MTV zammının ne kadar olacağını tam olarak ifade etmediği için de tartışmalar tam gaz devam etti.
En son olarak ise vergisiz fiyatı 40.000TL’nin altında olan 1.3lt altı araçlar için bu oranın %15 oranında zamlanacağı açıklandı ancak devamı adeta musluktan su damlarcasına yavaş yavaş geldi. Sonuç olarak ülkemizde sayıları son fiyat artışlarından sonra ancak 1 elin parmakları kadar kalan 40.000TL’nin altında vergisiz fiyata sahip araçların MTV’si %15 oranında zamlanırken, üste doğru çıkıldıkça artış oranı %25, %38 ve %50 olarak gerçekleşti, Her ne kadar düşük fiyata ve motor hacmine sahip araçlar düşük MTV ödüyor gibi görünse de, aracın kendi fiyatına oranlandığı zaman durumun çok ama çok farklı olduğunu gösteren bir analiz yapmış ve aslında bu yeni vergilendirmede herhangi bir adalet olmadığını görmüştük. Örneğin ülkemizde satılan en ucuz otomobil olan Dacia Sandero’daki MTV yükü araç fiyatının %1.6’si iken, En pahalı otomobillerden bir tanesi olan Ferrari 488 Spider modelinde %0,6 oranında gerçekleşiyordu.
2018 MTV’nin otomobil değerine oranı ne kadar?
MTV 2018 zamlı geliyor
6. Yerli Otomobil

 

2 yılı aşkın bir süre önce yani 13 Ekim 2015 tarihinde yerli otonun prototipleri olduğu belirtilen Cadillac BLS ve Saab 900-9000benzeri araçlar tanıtılmış ve bu araçlar üzerinden yerli otonun geliştirileceği belirtilmişti. Bu durum ülkemiz insanı ve konu ile yakından ilgili bizler tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmıştı. 2015 yılı bu şekilde tamamlandıktan sonra 2016 yılında ilgili Bakan tarafından yapılan bazı açıklamalar haricinde önemli gelişmeler olmamıştı. 2017 yılı ise yerli oto açısından oldukça hareketli geçti. T.C. Devleti yönetim kademesinin en üstlerinde yer alan çok farklı görevliler umut verici açıklamalar yaptılar. Bu da doğal olarak konunun sıcak kalmasını sağladı. Diğer taraftan esas hareketlilik yaklaşık 2 ay önce ortaya çıkan konsorsiyum ile gerçekleşti.

Başlangıçta yerli oto için Saab altyapısı ile elektrikli otomobiller tasarlamaya başlayan İsveç-Çin ortaklığı NEVS ile çalışacağı belirtilmişti ancak ortaya çıkan yerli konsorsiyumun bambaşka bir yapıya sahip olduğu görüldü. 2 Kasım 2017 tarihinde törenle imzalanan anlaşma kapsamında Anadolu Grubu (Isuzu), BMC, Karsan, Vestel ve Turkcell’in de aralarında bulunduğu 5 dev firma yerli otonun yüklenicileri olarak açıklandılar. Bu imza sonrası ise, ilk açıklanan prototiplerden farklı bir araç tasarlanacağı ifade edildi. Ancak bazı yayın organlarında bu konuda 40 milyon Euro civarında bir masraf yapıldığı iddiası ilgili Bakan’a soruldu ve ilk prototiplerdeki araçların üretim amacı kalmamasına rağmen yapılacak yeni çalışmalarda teknik tecrübe anlamında kullanılacağı, paranın çöpe gitmediği açıklandı. Yani tam da hak ettiği gibi yerli oto 2017 yılında konuşuldu da konuşuldu diyebiliriz. Son olarak NEVS’in Saab 900 baz alınarak ürettiği ilk aracın da geçtiğimiz günlerde Çin’de tanıtıldığını da belirtmeden geçmeyelim.
Reklam Alanı

Yorum Bırak

/* ]]> */