Siyaset

Şahin, “MHP, seçimlerden alnının akıyla, millet aklının taltif ve teveccühüyle çıkmıştır”

Reklam Alanı

Milliyetçi Hareket Partisi Sungurlu İlçe Başkanı Yasin Şahin, Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birisini 24 Haziran’da başarıyla gerçekleştirerek geride bırakmıştır .
Türk milleti tercihini yapmış, iradesini göstermiştir.Sonuç itibariyle Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne resmen geçiş sağlamış ve yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Sungurlu İlçe Başkanı Yasin Şahin, Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birisini 24 Haziran’da başarıyla gerçekleştirerek geride bırakmıştır .
Türk milleti tercihini yapmış, iradesini göstermiştir.Sonuç itibariyle Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne resmen geçiş sağlamış ve yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.” dedi.
Şahin; “Görülmüş ve anlaşılmıştır ki, içte ve dışta sistematik olarak tedavüle sokulan karalama kampanyaları boşa çıkarılmıştır.Ülkemiz aleyhine kurgulanan altıncı kol faaliyetleri, algı oyunları, sinsi operasyonlar sandığa çarpmış ve beklendiği üzere tel tel dağılmıştır.Bu tablo gerçekten hepimiz adına bahtiyarlık vericidir.
Türk milletinin tarihsel ve demokratik gücünü test edenler hem yanlışa düşmüşler hem de yenilgiye uğrayarak layık oldukları hüsranı tatmışlardır.Milli uyanış umut vermiş, milli diriliş huzur vermiş,.Türk milleti sistemsel açmazları bertaraf etmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi 24 Haziran’dan alnının akıyla, millet aklının taltif ve teveccühüyle çıkmıştır.
Partimiz, 5 milyon 565 bin 331 vatan evladının oyuyla yüzde 11,10’luk bir oy oranına ulaşmış, TBMM’de temsil edilme imkânına kavuşmuştur.
Bu sonuç geçtiğimiz zorlu aşamalar hesaba katıldığında, karşılaştığımız onca badire göz önüne alındığında Ülkemiz de olduğu gibi İlçemiz dede hakikaten başarıdır, takdir edilecek bir yükseliş halidir.
24 Haziran öncesi iflasımızın fermanını yazmışlardı.24 Haziran öncesi bitişimizin ilanını yapmışlardı.24 Haziran öncesi tükenişimizin ihbar ve ilamıyla avunmuşlardı.“Allah bes baki heves” dedik, milletimize güvendik, ülküdaşlarımıza inandık.“Allah’tan başka galip yoktur” dedik, maneviyatımızın gücüyle direndik.Bardaktan boşanırcasına yağan iftira sağanağına rağmen ayakta kaldık,Türk tarihinin itibarı yanımızdaydı.Ecdadımızdan aldığımız feyz ve ilham yüreklerimizdeydi.Aziz şehitlerimizin duası elbette bizimleydi.
Milliyetçi Hareket Partisi tıpkı Anka Kuşu gibi, küllerinden yeniden doğmuş, milli duruşuyla, milliyetçi mücadelesiyle bir kez daha taraflı tarafsız herkesin hayranlığını kazanmıştır.Türk milleti Üç Hilali ne mahzun bırakmış, ne de mahcup etmiştir.
Bu vesile ile 24 Haziran’da partimize oy veren aziz vatandaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı’nın başarısı için inisiyatif alan, sorumluluk üstlenen, seferberlik ruhuyla sahada faaliyet gösteren her kardeşime tebriklerimi iletiyorum. Siyasi görüşü, ideolojik aidiyeti, mezhebi, yöresi ve kökeni ne olursa olsun milletimin her güzel insanına şükranlarımı sunuyorum.
Bilinsin ki, 24 Haziran’da Türkiye kazanmıştır.Türk milleti kazanmıştır.Üzerinde karalama yapılan demokrasimiz kazanmıştır.Kundaklanmak istenen milli ve yerli duruş kazanmıştır.Kurcalanmak istenen birlik ve dayanışma ruhu kazanmıştır.Kurban edilmek istenen bekamız ve tarihi haklarımız kazanmıştır.
Bunlara karşılık zillet kaybetmiş, ihanet tepelenmiş, bozgunculuk yapanlar, emperyalizmin borusunu öttürenler unutamayacakları bir mağlubiyet yaşamışlardır.
Milliyetçi Hareket Partisi üstlendiği millet görevini eksiksiz ifa ve ifade edecektir.
Partimiz yasama faaliyetleriyle hem Seçim Beyannamesi vaatlerinin gerçekleşmesini sağlayacak, hem de yürütmeyi denetleme sorumluluğunu yoğun çalışmayla ikmal edecektir.Verdiğimiz sözlerin hiçbirini unutmadık, unutmayacağız.Taahhütlerimizi boşuna vermedik, bize ümit bağlayanları hayal kırıklığına uğratmadık, bundan sonra da uğratmayacağız.
Cumhurbaşkanı adaylığında, partimizin samimiyetle ve kararlılıkla desteklediği Sayın Recep Tayyip Erdoğan 26 milyon 330 bin 823 vatandaşımızın oyunu alarak yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı olarak 9 Temmuz 2018 tarihinde yemin etmiştir , yine partimizin açıktan ve önşartsız desteklediği Sayın Binali Yıldırım 12 Temmuz 2018’de TBMM’nin 28’inci Başkanı olarak üçüncü turda seçilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni sistemin doğasına uygun olarak baştan ayağa reform sürecine girmiş, tarihsel hüviyetinden savrulmadan köklü değişimler yaşamaya başlamıştır.
Kararların seri ve süratli alınacağı bir döneme girilmiştir.Bunu hazmedemeyen odaklar ekonomide yeni bir dalgalanma, döviz ve faizde şeytanlıklar peşindedir.Ancak başaramayacaklar, Türk milletini pes ettiremeyeceklerdir.Piyasalardaki oynaklık ve oyunlarla Türkiye’den taviz koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
Devlet yönetimindeki laçkalıkların, hantallıkların, kararsızlıkların ve aksaklıkların bertaraf edileceği bir süreç önümüzdedir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin tarihsel istikametinden sapma değil, tam tersine bu istikametin teyidiyle birlikte kutlu hedeflere ulaşma azim ve arayışını uhdesinde barındırmaktadır.Cumhuriyet, yeni sistemle daha da güçlenmiş, daha da sağlam esaslara bağlanmıştır.Devlet hayatında belirsizliklerin hâkimiyeti bitmiş, cepheleşme ve sonuçsuz cebelleşmelerin hükmü geçmiştir.
“Rejim elden gitti, tek adam geldi” diyen sorumsuz ve şuursuz çevrelerin korku aşısı inşallah tutmayacak, kriz ayinleri, kaos beklentileri sonuç vermeyecektir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin medeniyet ve milletler mücadelesinde stratejik kozu, güvenlik suru, güçlü ruhudur.Ruh sağlamdır, beden çelik gibidir.Bu ruh; bozulmadan, heba edilmeden, devletin kuruluş esaslarından herhangi bir ödün vermeden geleceğe doğru coşkun bir nehir gibi akarsa Türkiye’nin önüne hiçbir mihrak geçemeyecek, hiçbir alçak kumpas sonuç vermeyecektir.

– Yeni sistem milli iradenin marifet ve mükâfatıdır.
Cumhur İttifakı TBMM’de çoğunluğu kazanarak yeni sistemin rotasını çizecektir.
Ve temeli millet olan mezkûr ittifak hukuku titizlikle korunacaktır.Türk milleti kendi istikbal ümidi ve aydınlık ufku için bir sistem değişikliğini temellendirmiş, demokratik olarak tezahür ettirmiştir.Parlamenter sistem hatasıyla sevabıyla geride kalmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türk milletinin ruh kökünden doğmuş, cumhurun ittifak şuurundan meydana gelmiştir.Bu yeni sistemin bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmesi konusunda parti olarak her desteği vereceğiz.
Milliyetçi Hareket Partisi devletin yeniden yapılanma sürecinde elbette siyaseten, tarihen ve ahlaken taşıdığı sorumluluğun gereğini harfiyen yapacaktır.
Hatırlanacak olursa, daha önce de Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçelinin dediği gibi; gelişmeleri uzaktan izlemeyeceğiz.Meselelere yedek kulübesinden bakmayacağız.Tarihin akışını, devletin yeniden mimarisini atıl ve hareketsiz takip etmeyeceğiz.Müdahil olmamız gereken yerlerde geri durmayacağız.Milletimizin amaç ve arzusu ne ise ona kafa yoracağız.Çünkü biz bu ülkeyi de, bu milleti de karşılık beklemeden sevdik.
Biz sevgimizde karşılık bekleyerek siyasi tefeci duruma hiç düşmedik.Ülkücü olmanın şan ve şerefi neyse ona göre hareket ettik.Önce ülke dedik, önce millet dedik, dava adamlığının onuruyla, yaşanmış Türk-İslam asırlarının vakarıyla ahlaki tutarlılığımızı şekillendirdik.
Cumhur İttifakı’na girerken, yeni bir sistemi planlayıp hayata geçirirken pazarlık yapmadık, al ver sürecine heves ve tevessül etmedik.
Bazı aklı evveller, beyni menkulleşmiş bir kısım mankurtlar çok gizli pazarlık yaptığımızı söylüyor.Bunların ihmal ettikleri yalın gerçeği yeri gelmişken hatırlatmak isterim:
Ülkücünün fiyatı yoktur, Ülkücülüğün pazarı yoktur.Biz ya yurdum ya da yokuz deriz.Muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızda akan kanda gizli olduğunu çok iyi biliriz.Başka da gizlilik tanımayız, tanımayacağız.Hafızası silinmiş olanları ikazen uyarmak isterim ki, pişman olacak söz söyleyemeyiz, söylediklerimizden de hamd olsun pişman olmayız.Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi bilir.
“Apolet tartışmasını fazla uzattım” diyen zavallılar için, HDP’ye “Kürt siyasi hareketi” diyerek, Kürt kökenli kardeşlerimizi töhmet altında bırakan ve PKK’ya umut aşılayan fikir ve ülkü yoksunları adına pişmanlık olabilir.
Türkiye’nin aydınlanan geleceğini güvenceye almak, yeni teamüllerin oluşmasına katkı sağlamak, yasa ve anayasa uygun yönetim sistemini bütün yönleriyle kurumsallaştırmak gayemizdir, gayretimiz bu yönde olacaktır.2’inci Meşrutiyet’in siyasetimizin laboratuvarı olduğuna dair genel kabul görmüş bir fikir vardır ve bu tespit çok da yanlış değildir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle başlayan dönem siyaset ve devlet hayatının sıçrama tahtası, önümüzdeki bin yılların altın anahtarıdır.Bu anahtar doğru kullanılırsa Türk milletini ebedi yurdundan söküp atmaya hiçbir namert ve hainin nefesi yetmeyecektir.
Milletin istediği de budur.
Biliniz ki, mazlum milyonların, gönül ve kültür coğrafyamızın beklenti ve özlemi bundan farklı değildir.Türkiye yükselişe geçmiş, ölü toprağını üzerinde atmıştır”

Reklam Alanı

Yorum Bırak

/* ]]> */